Sabah Öforisi

Sabahın bu geç vaktinde, -geç vaktinde diyorum, çünkü eskiden olsa bu saatlerde hastane odamdaydım, dedim ya değişiyorum- filmi bitirdikten sonra bir aydınlanma, bir mutluluk, gerekli bir hoşgörü geldi, sabah sabah. 3 dakika içinde giyinip çıkmaya hazırdım, evden. Tıraş? Banyo? Bugün hep ameliyat. poliklinik sahnesinde değilim, süslenmesem de olur.

İki gün önce Özlem, sabah geç kalkabilme kararımı uyguladığımı kastederek “Nasıl başardın, değil mi?” diye takdir etmişti.… Daha fazla oku...

“Ben mi zenginim?”

Bugün sabah Reha abinin dükkanı önünden geçiyordum.

Ayakta kapıya rastlanarak kahve içiyordu.

İlk kez dikkatli baktı bana. İlk kez gözünün içine bakarak “günaydın” diyebildim. O da içten “günaydın” dedi. Beş metre sonra geri döndüm. “Merhaba” dedim. İlk cümleden anladım, kulakları az duyuyor. Candan muhabbet bağırarak zor, ikili konuşma ifşa olur korkusu mu ki?

“Ben, doktor Murat” dedim, beni ciddiye alsın diye.… Daha fazla oku...

Kuşku

Adam, gecenin karanlığına, belirsizliğe ürpererek uyandı. Ne nerede olduğunun farkında, ne de zamanın farkındaydı. Tek hissettiği çırpınan yüreği idi. Otel yatağında ve gece olduğunu anlayınca biraz sakinledi. Geçirdiği gün, okuduğu kitap, yalnızlığını sorgulamakla yoğrulmuş hamur kabarıp yüreğine oturmuştu demek. Uyuyamazdı tekrar, huyu böyleydi. Aslında “tekrar uyuyabilme dersi”, son zamanlarda başlattığı “kendini geliştirme kursu”nun müfredatında yer alıyordu.… Daha fazla oku...

Karşıyaka’da Kış

Yağmursuz, soğuk, henüz karanlık İzmir sabahlarında eller nasıldır peki?

Tutamazsın dışarıda. Önce parmak uçlarını, sonra tüm parmaklarını ısıran soğuğa karşı bilinçsiz refleksler devreye girer. Açıp-kapatırsın. Ovalarsın. Cebine sokarsın. Cebini ergonomik yere koymadıkları bişi giymişsen komik olursun, öyle yürünmez ki!

Eldiven atkı satanlar sabahın köründe şemsiyecilerin yerindeler. Yoksa aynı kişiler mi?

Elim soğuk, yüzüm soğuk. Karşıdan gelen kıza acıdım valla!… Daha fazla oku...

Düşler Sokağı – Gökşin’den Güzelleme

Sevgili arkadaşım İbrahim Gökşin kitabım, Ege Tıp 92’liler, burs, Whatsapp sarmalı içinde duygulanmış, duygularını şiirleştirerek kitabıma güzelleme yapmış. Okuyunca ne mi hissettim?

İlk olarak yazdığım

“Ezildim
Karınca gibiyim
Yükseldim kuş gibiyim
Çırpınıyorum
Bu gece…” olmuştu.

Sonra birşeyler yazarım diye düşününce bu ilk duygumun çok değerli ve yeterli olduğunu hissettim. Gökşin yazdığı bu şiirin Ahmet Kaya’nın “O mahur beste çalar” şarkısı ile birlikte dinlenmesini arzular.  … Daha fazla oku...